17 Mayıs 2011 Salı

HZ ALİ


Ali bin Ebu Talib (Arapça:علي بن أبي طالب, Farsça: علی پسر ابوطالب) (d. 599 - ö. 661), Sünni inancına göre Dört Büyük Halife'den (Hulefa-i Raşidin) dördüncüsü ve Cennetle Müjdelenen On Sahabe'den (Aşere-i Mübeşşere) biridir. Şii inanışına göre ise ilk halife ve Oniki İmam'ın ilkidir. Türkçe'de saygı ifadeleriyle Hz. Ali (r.a.) olarak da anılır. 661 yılında (Hicri: 21 Ramazan 40), Hariciler tarafından düzenlenen bir suikastte ağır yaralanmış, birkaç gün içinde de vefat etmiştir.

Kureyş Kabilesi'nin Haşimoğulları (Haşimiler) sülalesine mensuptur. Muhammed'in hem damadı hem de amcasının oğludur. Şii inanışına göre, ilk müslüman, Kabe'de dünyaya gelen tek insan ve hayatı boyunca Allah'tan başka bir şeye tapmamış ilk müslümandır. Bununla birlikte Sünni inanışına göre ilk müslüman peygamberin eşi Hatice'dir.
Doğumu ve Çocukluğu

Mekke'de Fil Yılı'nın (Amm’ul- Fil) 30. yılının on üçüncü günü, bazı rivayetlere göre Zilhicce ayının yedinci günü Kabe’de dünyaya geldi (M.S. 599). Babası, Ebu Talib, annesi ise Esed kızı Fatıma'dır. Bebeğe "Ali" ismi Muhammed tarafından verilmiştir.

Hz.Ali'nin çocukluk dönemi, İslâm peygamberinin çocukluk döneminin geçtiği evde geçmiştir. Her ikisi de Ebu Talib'i bir baba ve yönetici olarak tanıyorlardı; Esed kızı Fatıma'ya da anne diyorlardı. Bu ortamın yetişmesinde çok önemli bir yeri olmuştur.
Müslüman Oluşu

Şia'ya göre Hz.Ali, Müslümanlar arasında ilk iman getiren ve hayatı boyunca Allah'tan başkasına tapmayan ilk şahsiyettir. Sünni inancına göre ise, Muhammed'in eşi Hatice'den sonra iman etmiş olup, ikinci müslümandır.

Ces
areti ve Savaşçılığı
Hz.Ali,Hz .Muhammed(S.A.V)'in katıldığı tüm savaşlarda sancaktar olarak bulundu yalnız Tebük seferi'ne Hz.Muhammed'in emri ile Medine'de kaldığı için katılmamıştır.

Hz.Ali, Bedir savaşında düşman ordusundan yirmi bir kişiyi öldürdü. Öldürdüğü kişiler arasında Muaviye'nin dedesi Utbe, dayısı Velid ve kardeşi Hanzele de vardı. Uhud savaşında ise Kureyş'in meşhur savaşçılarından dokuz kişiyle çarpıştı ve muvaffak oldu. Bu savaşta bedeninden yetmiş yara almasına rağmen son ana kadar Peygamberle beraber savaştı. Cebrail'in (a.s), Ali'nin bu fedakarlığını görünce birkaç defa: Zülfikar'dan başka kılıç, Ali'den başka da yiğit yoktur. ('la feta illa ali, la seyfe illa zülfikar'), dediği rivayet edilmektedir.

Hendek savaşında, Araplar'ın ünlü kahramanı Amr bin Abduved'in hendeği atıyla aşması üzerine çarpıştılar. Amr'a göre daha zayıf görünümlü olmasına ve Amr'ın küçümsemesine ragmen Hz.Ali galip geldi. Amr'ın, Hz.Ali tarafından yenilmesi Medine'yi kuşatan ve bu kuşatmayı destekleyenler arasında üzüntü ve ümitsizlik meydana getirdi. Hendek savaşının sonucunda Hz.Ali'nin bu başarısının önemli bir yeri olduğu söylenmektedir.

Hayber Savaşı'nda, ilk iki taaruzu yönetenler bir başarı sağlayamayınca Peygamberin sancağı Ali'ye verdiği, Ali bin Ebu Talib'in de o gün düşman savunmasını kırarak düşman savunmasına karşı galip gelinmesinde büyük rol oynadığı söylenir.
Hilafeti
Ali, 4 yıl 9 ay süren hilafet'i müddetinde Peygamber'in siretine uyup, hilafet'e inkılap ve kıyam ruhu verdi. Toplumda çeşitli ıslahlara baş vurdu.

Ali bin Ebu Talib çıkan karışıklıkları yatıştırmak için Basra yakınlarında Ayşe, Talha ve Zübeyr gibi İslamiyetin tanınmış simaları ile karşılaştı bu olay Ayşe'nin devesinin etrafında oldugu için Cemel Vakası adıyla bilinmektedir.

Irak ve Şam sınırlarında Muaviye ile savaştı; bu savaş Sıffın savaşı adıyla bilinmektedir ve bir buçuk yıl devam etti. Nehrevan adıyla bilinen muharebede Haricilerle savaştı.

Vefatı


Nehrevan Savaşı'nda rakiplerini ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu savaştan sonra, Hariciler'den üç kişi Mekke’de Müslümanların siyasi durumları hakkında bazı müzakereler yaptıktan sonra Ali, Muaviye ve Amr bin As'ı öldürmeyi kararlaştırdılar. Bu üç kişiden Abdurrahman bin Mulcem, Ali'yi öldürmeyi üstlendi ve Kufe’ye hareket etti. Ramazan ayının 19. gününün şafak vakti Ali namaz kılarken zehirli kılıcıyla kafasına ağır bir darbe indirdi.

Halife Ali bin Ebu Talib, Abdurrahman bin Mulcem'in kılıç darbesinden sonra şöyle dedi: “Fuztu ve Rabb’il Ka’be!” (Kabe’nin Rabbine andolsun ki, kurtuluşa erdim!). İki gün evinde yattıktan sonra, hicretin 40. yılı Ramazan ayının 21. günü öldü (M.S. 661). Hz Ali'nin mezarı konusunda net bir bilgi yoktur.

Ali ölünce İslam Devleti ve hilafet 20 yıllığına düşmanı I. Muaviye'nin eline geçti.
Lakapları

Şiir-i Yezdan
Kur'an-ı Natık (konuşan Kuran)
Haydar
Murtaza
Şah-ı Velayet
Esedullah (Allah'ın Arslanı)
Şah-ı Merdan
Seyf Allah
                    HZ ALİ 'NİN KILICI (ZÜLFİKAR)

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum Gönder